HavacılıkBölüm 14 / 86

NDC@Scale: havacılık dağıtım kanallarında dönüşüm ve iş mantığı analizi

Fiyatlandırma gücü havayoluna geçince hesaplama yükü de geçti: 2019'da tek başına Sabre üzerinden günde 675 milyondan fazla uçuş araması yapılıyordu ve bu trafik artık havayolunun kendi sistemine vuruyor. Bu bölüm GDS'in varoluşsal tercihini, agregatörlerin açtığı boşluğu, satın almanın neden TPF'den çıkış yolu olduğunu ve şeffaflığın yerini alan normalizasyon problemini anlatıyor.

ai üretimi

Havacılık · İçindekiler
  1. 01Posta sözleşmesinden SABRE'ye
  2. 02SABRE'den PSS'e: bir mimari neden 60 yıl yaşadı
  3. 031978: kâr garantisi kalkınca gelir yönetimi doğdu
  4. 04Yield Management: erken dönem stratejik analiz ve iş mantığı
  5. 05Yield Management: rekabet stratejileri ve PEOPLExpress analizi
  6. 06Gelir yönetimi ve stratejik operasyonlar: PEOPLExpress ve American Airlines analizi
  7. 07PEOPLExpress ve havacılık sektörü: sadakat programları ve dağıtım sistemleri stratejik analizi
  8. 08Havacılık rezervasyon ve küresel dağıtım sistemleri (GDS) analizi: stratejik gelişim ve iş mantığı
  9. 09Havacılık endüstri standartları ve yönetişim: stratejik analiz belgesi
  10. 10GDS ve havacılık dağıtım ekosistemi: stratejik analiz ve iş mantığı rehberi
  11. 11Havacılık rezervasyon sistemleri ve dijital dağıtım kanalları stratejik analizi
  12. 12Seyahat değer zinciri ve dağıtım kanalları analizi: stratejik brifing notu
  13. 13Seyahat dağıtım ekosistemi ve yeni dağıtım yeteneği (NDC) analizi
  14. 14NDC@Scale: havacılık dağıtım kanallarında dönüşüm ve iş mantığı analizi
  15. 15Havayolu pazarlama planlama süreci ve iş mantığı analizi
  16. 16Havacılık planlaması ve gelir yönetimi: stratejik analiz
  17. 17Havacılıkta gelir yönetimi ve rekabet stratejileri: Sun Tzu prensipleriyle iş mantığı analizi
  18. 18Havayolu fiyatlandırma ve verim yönetimi stratejileri: analitik bir bakış
  19. 19Havacılık fiyatlandırma ürünleri ve iş mantığı analizi
  20. 20Havacılık ücret ürünlerinin sınıflandırılması: stratejik analiz ve iş mantığı
  21. 21Havacılık dağıtım kanalları ve ücret kuralları: stratejik analiz belgesi
  22. 22Havacılık ücret kuralları ve yolculuk tipleri stratejik analizi
  23. 23Havacılık güzergah fiyatlandırması ve iş mantığı analizi
  24. 24Ücret yapılandırması, segmentasyon ve sadakat programları analizi
  25. 25Havacılıkta özel ücretler ve fiyat esnekliği
  26. 26Havacılıkta ücret yönetimi ve planlama stratejileri
  27. 27Reaktif fiyatlandırma süreci ve stratejik karar mekanizmaları
  28. 28Proaktif fiyatlandırma ve ücret rasyonalizasyonu: stratejik iş mantığı analizi
  29. 29Havacılıkta gelir paylaşımı: çok taraflı ve ikili prorate anlaşmaları (MPA ve SPA)
  30. 30Havayolu ek hizmetleri (ancillaries) ve iş mantığı analizi
  31. 31Havacılık gelir yönetimi ve ücret yapıları analizi
  32. 32Havacılıkta spill (taşan talep) modeli ve iş mantığı analizi
  33. 33Beklenen kapasite aşımı (expected spill) ve Boeing modeli analizi
  34. 34Havacılık talep tahmini ve spill (taşan talep) modelleri analizi
  35. 35Gelir yönetiminde beklenen kayıp (spill) ve talep analizi
  36. 36Havacılık spill modelleri için girdi parametrelerinin kalibrasyonu
  37. 37Havacılıkta kapasite yönetimi ve spill (taşan talep) analizi
  38. 38Nominal doluluk oranı ve talep kaybı (spill) analizi
  39. 39Yüksek varyanslı talep ve iki aşamalı Cox dağılımı
  40. 40İki aşamalı Cox dağılımıyla spill ölçümü
  41. 41Havacılık endüstrisi ve gelir yönetimi analizi
  42. 42Havacılık gelir yönetimi alternatifleri ve iş mantığı analizi
  43. 43Gelir artışı ve tahmin doğruluğu: iki boyutlu zamanda talep tahmini
  44. 44Rezervasyon profilleri ve talep tahmini
  45. 45Rezervasyon profillerinin kümelenmesi ve iptal oranı analizi
  46. 46Gelir yönetiminde talep profilleri ve veri arındırma
  47. 47Gelir yönetiminde talep tahmini ve kısıtlanmamış talep analizi
  48. 48Havacılık talebi tahminleme ve zaman serisi analizi
  49. 49Gelir yönetiminde tahminleme modelleri ve iş mantığı analizi
  50. 50Havacılık gelir yönetimi: rezervasyon tahminleme ve talep analizi
  51. 51O&D talep tahmini: birinci ve ikinci nesil yaklaşımlar
  52. 52Rekabetçi havayolu alışveriş verileri analizi
  53. 53Havacılıkta veri odaklı iş mantığı ve karar destek sistemleri
  54. 54Havacılık gelir yönetimi ve tüketici tercih modellemesi
  55. 55İtinerer tercih modelleri ve talep analizi
  56. 56O&D tahminleme ve must-forecast listesi
  57. 57Havacılık ve hizmet sektöründe overbooking stratejileri ve operasyonel analiz
  58. 58Biniş oranı tahmini ve overbooking stratejileri
  59. 59Havacılıkta overbooking (fazla rezervasyon) ve show-up modelleme stratejileri
  60. 60Havacılıkta overbooking stratejileri ve gelir yönetimi
  61. 61İndirim tahsis kontrolleri, Littlewood kuralı ve Gamma talep modeli
  62. 62Gamma dağılımı ve indirim tahsisi: koruma seviyeleri ve gelir oranları
  63. 63İndirim tahsisi ve rezervasyon optimizasyonu: EMSR ve entegre overbooking
  64. 64Rezervasyon envanter kontrolü ve gelir yönetimi
  65. 65Karma ve hibrit envanter kontrol sistemleri
  66. 66Havacılık gelir yönetimi: envanter kontrolü ve iş mantığı analizi
  67. 67Paylaşımlı kabin envanteri ve funnel uçuşlar
  68. 68Havacılık gelir yönetimi performans ölçümü
  69. 69Gelir fırsat modeli (ROM) ve havayolu gelir yönetimi performansının ölçümü
  70. 70Gelir yönetiminde kritik durum belirleme ve O&D stratejileri
  71. 71Havayolu envanter kontrol stratejileri ve ağ etkileri
  72. 72Havacılık gelir yönetimi: virtual nesting (sanal yuvalama) analizi
  73. 73Sanal gruplama ve çift indeksleme: havacılık envanterinde koltuğun kime açılacağı
  74. 74Dinamik sanal gruplama (dynamic virtual nesting) ve gelir yönetimi analizi
  75. 75Havacılık gelir yönetimi ve O&D optimizasyonu: sanal yuvalama ve CER
  76. 76Sürekli yuvalama (continuous nesting) ve teklif fiyatı kontrol sistemleri analizi
  77. 77Havacılık gelir yönetimi: şebeke optimizasyon modelleri
  78. 78Gelir yönetiminde ağ optimizasyonu ve bacak ayrıştırma
  79. 79Havacılık gelir yönetimi ve ağ optimizasyonu stratejileri
  80. 80O&D gelir yönetimi ve koltuk kullanılabilirliği hesaplama
  81. 81Yolcu değerlemesinde ücret kalifikasyon kuralları
  82. 82Havacılık gelir yönetimi ve envanter kontrol sistemleri: post-process nesting analizi
  83. 83Markalı ücret aileleri ve bağlantı mimarisi
  84. 84Havacılık envanter yönetimi ve GDS entegrasyon sistemleri
  85. 85Havacılık envanter kontrolü ve O&D yönetimi
  86. 86Havacılık rezervasyon ve envanter yönetimi: stratejik iş mantığı analizi

Önceki bölüm NDC’yi dört sertifikasyon seviyesiyle bırakmıştı: ikinci basamakta fiyat kontrolü havayoluna geçiyor. Bu bölüm o cümlenin faturasını anlatıyor. Fiyatı kuran taraf, fiyatı hesaplayan makineyi de devralır. 2019’da tek başına Sabre üzerinden günde 675 milyondan fazla uçuş araması yapılıyordu ve bu aramaların çok büyük kısmı hiçbir zaman rezervasyona dönüşmüyordu. Geleneksel dünyada o maliyeti GDS ana bilgisayarları üstleniyordu; NDC ile aynı trafik havayolunun kendi sistemine vuruyor. Aynı kayma GDS için varoluşsal bir tercih, müşteri için de şeffaflığın sonu demek.

Sunumun kapak slaytı. Başlık: Havacılık Dağıtımında Yeni Dönem, NDC@Scale. Alt başlık: GDS’lerin dönüşümü, yeni agregatörler ve değişen müşteri deneyimi. Ortada mavi kesikli çerçeve içinde legacy GDS kutusu ve EDIFACT protokolü etiketi; sağda turuncu daire, havayolu, NDC API provider etiketiyle. Soldan sağa turuncu doğrudan bağlantı hatları üç aktöre gidiyor: yeni nesil agregatör (XML/JSON), online seyahat acentesi (dynamic offer), kurumsal seyahat platformu (rich content); hatların üstünde offer and order management yazısı. Üstte gri ok: modern perakendecilik dönüşümü. Sağda alan notları: NDC, IATA’nın XML tabanlı veri iletim standardıdır, endüstriyi eski EDIFACT protokollerinden uzaklaştırır; nihai amacı havayolu web siteleri ile seyahat acenteleri arasındaki teknolojik uçurumu kapatarak modern perakendeciliğin önünü açmaktır.
Turuncu hatlar GDS kutusunun içinden değil, etrafından dolaşıyor. Kutu hâlâ orada ama artık trafiğin üzerinden geçtiği yer değil.

Fiyatlandırma gücü terazinin öbür ucuna geçti

Eski modelde fiyatlandırma ve uçuş arama algoritmaları GDS altyapısına aitti; GDS kendi hesaplama gücüyle teklifleri oluşturuyordu. NDC modelinde fiyatlandırılmış uçuş programları (priced itineraries) doğrudan havayolu tarafından oluşturulup acenteye sunuluyor. Teknoloji odaklı büyük yatırımlar ve içerik kontrolü artık GDS’in değil, havayolunun sorumluluğunda.

Başlık: Fiyatlandırma Gücü Havayollarına Geçiyor. Alt başlık: teknoloji odaklı büyük yatırımlar ve içerik kontrolü artık GDS’nin değil, havayollarının sorumluluğundadır. Ortada bir terazi; sol tarafta yukarı kalkmış mavi GDS bloğu, sağ tarafta aşağı inmiş turuncu havayolu bloğu, aralarında sağa bakan kalın turuncu ok. Eski model: fiyatlandırma ve uçuş arama algoritmaları GDS altyapısına aittir, GDS kendi hesaplama gücüyle teklifleri oluşturur. NDC modeli: fiyatlandırılmış uçuş programları (priced itineraries) doğrudan havayolu tarafından oluşturulur ve acenteye sunulur. Sağda alan notları: geleneksel olarak havayolları sabit fiyatları ATPCO, tarifeleri OAG/Cirium üzerinden yüklerdi, GDS fiyatlandırma motoru kuralları, fiyatları ve envanteri yerel olarak birleştirerek nihai fiyatı hesaplardı; NDC ile havayolu kendi offer management system (OMS) altyapısını kullanır, GDS yalnızca XML isteğini ileten ve yanıtı döndüren bir boru görevi görür.
Notun son cümlesi GDS'in yeni işini iki kelimeyle söylüyor: bir boru. Fiyatı kurmuyor, taşıyor.

Kontrolün hangi kriterle kaydığı burada. İş kuralı gereği fiyatlandırılmış güzergâhları sağlama sorumluluğu havayoluna geçiyor; havayolu program ve ücret bilgisini GDS gibi dağıtıcılara yayınlamama kararı alabiliyor. O karar verildiği anda GDS’in fiyatlandırma algoritmalarına yaptığı yatırım boşa çıkıyor ve kontrol tamamen havayolu sistemlerine (PSS) geçiyor. Kaynak metnin ifadesiyle fiyatlandırma gücü GDS’ten havayoluna kayacak ve bu yatırım artık gerekmeyecek.

Gücü alan, hesaplama yükünü de alıyor

Rakam bu bölümün çekirdeği: 2019 yılında sadece Sabre üzerinden günde ortalama 675 milyondan fazla uçuş araması yapılıyordu. GDS’lerin arama ve fiyatlandırma için yaptığı devasa yatırımlar boşa çıkarken, bu muazzam işlem hacmi artık havayollarının kendi sistemleri tarafından karşılanmak zorunda.

Başlık: Altyapı ve Hesaplama Yükünün (Compute Load) Değişimi. Alt başlık: GDS’lerin arama ve fiyatlandırma için yaptığı devasa yatırımlar boşa çıkıyor, bu muazzam işlem hacmi artık havayollarının kendi sistemleri tarafından karşılanmak zorunda. Solda mavi sunucu kulesi, GDS altyapısı; sağda turuncu sunucu kulesi, airline IT; ikisinin arasında soldan sağa akan kalın turuncu ok demeti. Ortada büyük rakam: 675.000.000+, 2019 yılında sadece Sabre üzerinden günde ortalama yapılan uçuş araması (air shopping) sayısı. Sağda alan notları: bu hacim look-to-book (L2B) oranlarıyla ilgilidir, eski dünyada GDS ana bilgisayarları hiçbir zaman rezervasyonla sonuçlanmayan milyonlarca aramanın maliyetini ve hesaplamasını üstlenirdi; NDC aracılığıyla fiyatlandırma kontrolünü geri alarak havayolları kendi PSS ve fiyatlandırma motorlarını aniden agregatörlerden gelen devasa L2B API trafiğine maruz bırakmaktadır, bu havayolu tarafında büyük bir bulut ölçeklendirmesi gerektirir.
Ok demeti tek yönlü: yük soldan sağa taşınıyor, azalmıyor. Havayolunun kazandığı kontrolün faturası bu demetin kalınlığı.

Buradaki mühendislik dersi, look-to-book oranı bölümündeki 10.000’e 1 rakamının devamı. Eski dünyada rezervasyona hiç dönüşmeyen milyonlarca aramanın maliyetini GDS ana bilgisayarları üstleniyordu; havayolu yalnızca satışı görüyordu. NDC ile fiyatlandırma kontrolünü geri alan havayolu, kendi PSS ve fiyatlandırma motorunu bir anda agregatörlerden gelen devasa L2B trafiğine açmış oluyor. Bunun karşılığı havayolu tarafında ciddi bir bulut ölçeklendirmesi. NDC’yi bir mesajlaşma projesi sanan ekip, canlıya çıkınca bunu bir kapasite projesi olarak yeniden keşfediyor.

GDS’in tercihi: milyonlarca dolar yatır ya da içeriği kaybet

Havayolu NDC’ye hazır olduğunda, OTA ve TMC’ler için tek iletişim kanalı olarak NDC’yi zorunlu kılabiliyor. GDS’in önünde iki yol kalıyor. Yatırım yapmamak: kritik havayolu içeriğinin kaybedilmesi. Milyonlarca dolarlık yeni yatırım: yeni iletişim protokolüne uyum ve hayatta kalma.

Başlık: GDS’ler İçin Varoluşsal Tehdit ve Yatırım Zorunluluğu. Alt başlık: havayolları NDC’ye hazır olduğunda, OTA ve TMC’ler (kurumsal seyahat acenteleri) için tek iletişim kanalı olarak NDC’yi zorunlu kılabilir. Soldan gelen bir yol ikiye ayrılıyor. Üstte gri kesikli yol, yatırım yapmamak: sonuç, kritik havayolu içeriğinin kaybedilmesi (loss of content). Altta turuncu düz yol, milyonlarca dolarlık yeni yatırım: sonuç, yeni iletişim protokolüne (NDC) uyum ve hayatta kalma. Sağda alan notları: havayolları bu zorunluluğu GDS ek ücretleri (eski EDIFACT kanallarından yapılan rezervasyonlara eklenen cezai bir ücret) aracılığıyla veya en düşük ücret sınıflarını GDS’den tamamen esirgeyerek uygular; acenteleri rekabetçi kalabilmek için NDC hatlarını benimsemeye zorlar, bu GDS’nin dağıtım akışındaki rolünü doğrudan tehdit eder.
Gri yol kesikli çizilmiş: bir seçenek değil, bir sonuç. Havayolu tek kanalı seçtiği anda GDS için ikinci yol kalmıyor.

Havayolunun bunu nasıl dayattığı notta: ya eski EDIFACT kanalından yapılan rezervasyona cezai ek ücret (sürşarj) ekliyor, ya da en düşük ücret sınıflarını GDS’ten tamamen esirgiyor. İkisi de acenteyi rekabetçi kalabilmek için NDC hattına geçmeye zorluyor. Önceki bölümdeki 2015-2021 sürşarj dalgası bu baskının ilk hali; burada anlatılan, aynı baskının GDS bilançosundaki karşılığı. Milyon dolarlık NDC yatırımını zorunlu kılan şey teknoloji değil, içeriği kaybetme korkusu.

Pazarda yeni bir boşluk açıldı: agregatörler

Yeni nesil agregatörler, 2020 sonu itibarıyla 40’tan fazlası Seviye 3 onaylı. Güçlü yönleri: modern teknoloji, modern API’ler, anında bağlantı yeteneği (out-of-the-box connectivity), havayolları için uygun maliyet. Zayıf yönleri: acente iş akışı yönetimi (workflow) ve güvenlikte eksiklik. Geleneksel GDS’lerin güçlü yönü: derin acente entegrasyonu, yüksek güvenlik ve kanıtlanmış güvenilirlik. Zayıf yönü: hantal ve eski altyapı (legacy TPF), yüksek işletme maliyetleri.

Başlık: Pazarda Ortaya Çıkan Yeni Boşluk, Agregatörler ile GDS. İki sütunlu tablo. Sol sütun yeni nesil agregatörler, 2020 sonu itibarıyla 40’tan fazlası Seviye 3 onaylı: güçlü yönler, modern teknoloji, modern API’ler, anında bağlantı yeteneği (out-of-the-box connectivity), havayolları için uygun maliyet; zayıf yönler, acente iş akışı yönetimi (workflow) ve güvenlikte eksiklik. Sağ sütun geleneksel GDS’ler: güçlü yönler, derin acente entegrasyonu, yüksek güvenlik ve kanıtlanmış güvenilirlik; zayıf yönler, hantal ve eski altyapı (legacy TPF), yüksek işletme maliyetleri. Sağda alan notları: Seviye 3 sertifikasyonu NDC olgunluğu için IATA’nın temel ölçütüydü, agregatörün teklif ve sipariş yönetimi akışlarını tam olarak işleyebileceği anlamına geliyordu; geleneksel GDS’ler hız için oluşturulmuş ancak modernleştirilmesi çok zor olan IBM ana bilgisayar işletim sistemi TPF’ye dayanır, yeni agregatörler ise geliştirmesi daha ucuz ve hızlı olan ancak GDS ana bilgisayarlarının onlarca yıllık uç durum iş mantığından yoksun bulut tabanlı mikro hizmetler kullanır.
Tablonun iki sütunu birbirinin aynası: birinin güçlü yönü diğerinin zayıf yönü. Notun son cümlesi eksik parçayı söylüyor, onlarca yıllık uç durum mantığı.

Havayolunun neden yeni gelenleri tercih ettiği net: bu şirketler NDC uyumlu modern API’ler üzerinden doğrudan havayolu bağlantısı sağlıyor ve temel karar noktası, servisin eski altyapıya kıyasla çok daha kabul edilebilir bir maliyetle (price point) sunulması. Ama kaynak metnin uyarısı da açık: bu şirketlerin eksik olduğu şey acente iş akışı yönetimi ve güvenlik uzmanlığı. Notun teknik çevirisi daha da somut: bulut tabanlı mikro hizmetleri yazmak ucuz ve hızlı, ama GDS ana bilgisayarlarının onlarca yılda biriktirdiği uç durum iş mantığı o kodda yok.

Çıkış yolu TPF’yi yeniden yazmak değil, satın almak

GDS’ler modern teknolojiye sahip yeni agregatörleri satın almalı ya da onlarla stratejik ortaklık kurmalı. Birinci fayda teknolojik: eski ve pahalı TPF ortamından hızlı ve uygun maliyetli bir kaçış. İkinci fayda operasyonel: agregatörlerin zayıf olduğu iş akışı ve güvenlik sorunları GDS gücüyle çözülür. Sonuç, havayollarının en büyük önceliği olan dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi hedefine hızla ulaşılması.

Başlık: Stratejik Çıkış Yolu, Satın Alma ve Ortaklık. Alt başlık: GDS’ler, modern teknolojiye sahip yeni agregatörleri satın almalı veya onlarla stratejik partnerlik kurmalıdır. Ortada birbirine geçen iki yapboz parçası: mavi parça, iş akışı ve güvenlik (GDS); turuncu parça, modern API ve çeviklik (agregatör). Fayda 1 (teknolojik): eski ve pahalı TPF (transaction processing facility) ortamından hızlı ve uygun maliyetli bir kaçış sağlar. Fayda 2 (operasyonel): agregatörlerin zayıf olduğu iş akışı ve güvenlik sorunları GDS gücüyle çözülür. Sonuç: havayollarının en büyük önceliği olan dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi hedefine hızla ulaşılır. Sağda alan notları: havayolları geleneksel GDS dağıtım maliyetlerinden nefret eder, birleşme ve satın alma GDS’lerin modern agregatörün daha hafif altyapısından yararlanarak bu maliyetleri düşürmesine olanak tanır; doğrudan TPF’den taşınmak (TPF offload) çok yıllı, yüksek riskli bir mühendislik kâbusudur, satın alma strangler fig mimari modelini sağlayarak GDS’nin eski ana bilgisayar trafiğini yavaşça kapatırken NDC trafiğini modern yığın üzerinden yönlendirmesine olanak tanır.
İki yapboz parçası birbirine geçiyor ama kaynaşmıyor. Strangler fig tam olarak bu: yeni yığın eskisinin etrafını sarıyor, içini bir anda değiştirmiyor.

Notun mimari adı önemli. Doğrudan TPF’den taşınmak çok yıllı, yüksek riskli bir mühendislik kâbusu; “TPF’den meta-aramaya” bölümündeki assembly darboğazı bunun neden böyle olduğunu anlatıyor. Satın alma ise strangler fig modelini mümkün kılıyor: eski ana bilgisayar trafiği yavaşça kapatılırken NDC trafiği modern yığın üzerinden yönlendiriliyor. Yani GDS için doğru soru “TPF’yi nasıl yeniden yazarım” değil, “yeni trafiği hangi yığına koyarım ve eskisini ne zaman söndürürüm”.

Müşteri tarafında bedel: şeffaflığın kaybı

Eski sistemde anlık fiyat karşılaştırması vardı: OTA ve GDS müşterileri, farklı havayollarının aynı tipteki (homojen) biletlerini anında şeffafça kıyaslayabiliyordu. NDC sonrasında model otomobil satın almaya benziyor: havayolları farklı yan hizmetler (bagaj, Wi-Fi, koltuk) içeren dinamik paketler (air bundles) sunuyor. İçerik artık homojen değil; tüketici anlık görünürlük yerine özellikleri sürekli değişen spesifik teklifleri değerlendirmek zorunda kalıyor.

Başlık: Müşteri Deneyimi, Şeffaflığın Kaybı. Alt başlık: içerik artık homojen değildir, tüketici anında görünürlük yerine özellikleri sürekli değişen spesifik teklifleri değerlendirmek zorunda kalır. Üstte eski durum: on adet aynı mavi elma simgesi, her birinde fiyat etiketi; yanında not, eski sistem anında fiyat karşılaştırması, OTA ve GDS müşterileri farklı havayollarının aynı tipteki (homojen) biletlerini anında şeffafça kıyaslayabiliyordu. Altta NDC sistemi: bir galeride duran üç farklı turuncu otomobil, biri lastik takımıyla biri rozetle; yanında not, NDC sonrası otomobil satın alma modeli, havayolları farklı yan hizmetler (bagaj, Wi-Fi, koltuk) içeren dinamik paketler (air bundles) sunar. Sağda alan notları: EDIFACT kapsamında uçuş, RBD (reservation booking designator) ve ücret temel kodu ile kesin olarak tanımlanmış, metalaştırılmış bir koltuktu; NDC offer management ile havayolları bağlamsal verilere (sadakat durumu vb.) dayalı dinamik teklifler oluşturur; standart bir en düşük ücret kavramı ortadan kalkar çünkü temel ürün her havayolunda değişir.
Üstteki on elma aynı, alttaki üç araba değil. Karşılaştırma bir sıralama problemi olmaktan çıkıp bir değerlendirme problemine dönüşüyor.

Kaynak metnin cümlesi bunu özetliyor: NDC ile uçak bileti almak yeni bir araba almak gibi olacak. Mevcut modelde anlık ve şeffaf olan düşük ücret araması, NDC ile homojen olmayan paketlere dönüşüyor; her havayolunun yan hizmeti ve paket içeriği farklı olduğu için sistemlerin anlık karşılaştırma yapması zorlaşıyor ve müşteri fiyatın ötesinde, paketin değerine dair öznel bir karar vermek zorunda kalıyor. Notun teknik tespiti daha da keskin: standart bir “en düşük ücret” kavramı ortadan kalkıyor, çünkü temel ürün her havayolunda değişiyor. Bu domain’in gelir yönetimi bölümlerindeki bütün mantık “aynı koltuğu kime kaça satarım” üzerine kuruluydu; burada satılan şey artık aynı koltuk değil.

Çözülmesi gereken yeni problem: normalizasyon

Sorun: acentelerin rezervasyon yapabilmesi için çoklu havayollarından gelen karmaşık ve farklı NDC tekliflerinin standartlaştırılması şart. Görev: GDS’ler bu homojen olmayan içeriği çevirmeli ve acente ekranları için kıyaslanabilir formatlara dönüştürmeli. Gerçeklik: homojen olmayan içeriği ekranlar için kusursuz şekilde normalize etme bilimi henüz başlangıç aşamasında.

Başlık: Çözülmesi Gereken Yeni Problem, Normalizasyon. Ortada büyük bir huni; üstünden farklı geometrik şekillerde turuncu cisimler dökülüyor, altından tek tip gri küpler çıkıyor. Üç katman: sorun, acentelerin rezervasyon (booking) yapabilmesi için çoklu havayollarından gelen bu karmaşık ve farklı NDC tekliflerinin standartlaştırılması şarttır. Görev: GDS’ler homojen olmayan bu içeriği çevirmeli ve acente ekranları için kıyaslanabilir formatlara dönüştürmelidir (normalizasyon). Gerçeklik: homojen olmayan içeriği ekranlar için kusursuz bir şekilde normalize etme bilimi henüz başlangıç aşamasındadır. Sağda alan notları: normalizasyon günümüzde dağıtım ve AirShopping alanlarındaki en büyük sürtünme noktasıdır, seyahat acenteleri standartlaştırılmış grafik arayüzleri (Amadeus Selling Platform Connect veya Sabre Red 360 gibi) kullanır; her havayolu API’si dinamik teklifleri için tamamen benzersiz bir JSON/XML şemasıyla yanıt verirse, agregatör bir acentenin sipariş oluşturma işlemini başlatmak üzere A ve B havayollarının paketlerini hızlıca karşılaştırabilmesi için bu farklı yükleri ayrıştırmalı, haritalamalı ve birleşik bir ön uç şemasına çevirmelidir.
Huninin altından çıkan küplerin hepsi aynı görünüyor ama alttaki ölçek çubuğu %75'te duruyor. Normalizasyon bitmiş bir iş değil, devam eden bir kayıp.

Normalizasyonun iş mantığı: GDS’ler ve agregatörler farklı havayollarından gelen karmaşık veri setlerini ortak bir formata çevirmeli ki acente karşılaştırma yapabilsin. Bu mantık bilimsel olarak hâlâ mükemmelleşmemiş olsa da acentenin rezervasyon yapabilmesi için temel bir gereklilik. Yazılımcı için somut hali notta: her havayolu API’si kendi benzersiz JSON/XML şemasıyla yanıt veriyor; agregatör bu farklı yükleri ayrıştırıp haritalayıp birleşik bir ön uç şemasına çevirmek zorunda, yoksa acente iki havayolunun paketini yan yana koyamıyor. Bir önceki bölümdeki omnichannel offer parity problemi tek havayolunun kendi kanalları arasındaydı; bu, aynı problemin havayolları arası hali ve daha zoru.

Özet: üç aktör, üç iş

Yeni mimari üç adımda özetleniyor. Havayolu oluşturan: hesaplama yükünü üstlenir, dinamik ve homojen olmayan paketler (air bundles) yaratır; teklif ve fiyatlandırma kontrolü onda. Modern GDS ya da agregatör işleyen: birleşme ve satın alma yoluyla yenilenmiş altyapıyla bu veriyi çeker, güvenlik ve iş akışını sağlar, acente için normalize eder. Müşteri karar veren: şeffaf fiyatlandırma yerine değer bazlı teklif seçimi yapar, heterojen karşılaştırma.

Başlık: Özet, Dağıtımın Yeni Mimarisi. Soldan sağa üç kutu ve aralarında oklar. 1. Havayolu (oluşturan), turuncu: hesaplama yükünü üstlenir, dinamik, homojen olmayan paketleri (air bundles) yaratır, teklif ve fiyatlandırma kontrolü. 2. Modern GDS / agregatör (işleyen), yarısı mavi yarısı turuncu: birleşme ve satın alma yoluyla yenilenmiş altyapısıyla bu veriyi çeker, güvenlik ve iş akışını sağlar ve acente için normalize eder; normalizasyon ve güvenlik. 3. Müşteri (karar veren), beyaz: şeffaf fiyatlandırma yerine değer bazlı teklif seçimi yapar, heterojen karşılaştırma. Sağda alan notları: bu slayt PNR merkezli eski bir dünyadan offer and order management dünyasına geçişi görsel olarak özetler; sonuçta NDC sadece ilk adımdır, bu mimari değişim eski PNR’ları, e-biletleri (ETKT) ve elektronik çeşitli belgeleri (EMD) tamamen kullanımdan kaldırıp perakende odaklı tek bir müşteri siparişi kaydına geçmeyi hedefleyen IATA’nın ONE Order girişiminin zeminini hazırlamaktadır.
Ortadaki kutu iki renkli: yarısı eski GDS, yarısı yeni agregatör. Satın alma stratejisinin bu şemadaki karşılığı tam olarak o iki renk.

Notun kapanışı bu bölümü bir öncekine bağlıyor: NDC sadece ilk adım ve bu mimari değişim, PNR’ları, e-biletleri ve EMD’leri kullanımdan kaldırıp tek müşteri sipariş kaydına geçmeyi hedefleyen ONE Order girişiminin zeminini hazırlıyor. Önceki bölümde ONE Order’ı üç kaydı birleştiren bir sadeleştirme olarak görmüştük; burada görünen, o sadeleştirmenin önkoşulunun teklifi havayolunun kurması olduğu.

Yarın işe yarayacak dört çıkarım

  1. NDC’yi kapasite projesi olarak planla, mesajlaşma projesi olarak değil. Fiyatlandırma kontrolünü geri alan havayolu, rezervasyona dönüşmeyen L2B trafiğinin maliyetini de devralıyor. Günde yüz milyonlarca aramayı karşılayacak bulut ölçeklendirmesi bütçelenmeden NDC canlıya çıkmaz.
  2. Eski yığından çıkışı yeniden yazarak değil, sararak yap. TPF offload çok yıllı ve yüksek riskli; satın alma ya da ortaklık strangler fig modelini mümkün kılıyor. Yeni trafiği modern yığına yönlendir, eski ana bilgisayarı sonra söndür.
  3. Modern API yetmiyor, iş akışı ve güvenlik gerekiyor. Agregatörlerin eksiği onlarca yıllık uç durum mantığı; bir NDC entegrasyonunu yalnızca mutlu yol üzerinden değerlendirme. Acente iş akışı ve güvenlik gereksinimlerini baştan listeye koy.
  4. Normalizasyona yatırım yap, çünkü en düşük ücret kavramı bitti. Farklı şemalardan gelen heterojen teklifleri ayrıştırıp birleşik bir ön uç şemasına çeviren katman olmadan kullanıcı iki paketi karşılaştıramaz. Bu katman bugün dağıtımdaki en büyük sürtünme noktası ve henüz kimsede bitmiş değil.

Bu bölümde ne yok: teklifi kuran havayolunun o teklifi hangi seviyede sertifikalandırdığı ve ONE Order’ın üç kaydı nasıl birleştirdiği (“Seyahat dağıtım ekosistemi ve yeni dağıtım yeteneği”), ve normalizasyonun tek havayolu içindeki hali olan kanallar arası tutarlılık (“Seyahat değer zinciri ve dağıtım kanalları”). Bu bölüm o ikisinin ölçek tarafını anlatmak için var.