HavacılıkBölüm 44 / 86
Rezervasyon profilleri ve talep tahmini
Bir uçuşun kalkışa kadar nasıl dolduğu, okuma günlerinde alınan anlık görüntülerle bir rezervasyon profiline dönüşüyor ve talep tahmininin ham maddesi oluyor. Bu bölüm tam ücretli ve indirimli sınıfların neden ters eğriler çizdiğini, profilin neden segment sınıfı düzeyinde kurulduğunu ve satışa kapalı dönemlerin 0/1 göstergesiyle ayıklanmadan tahmine giremeyeceğini anlatıyor.
Havacılık · İçindekiler
- Kökler
- 01Posta sözleşmesinden SABRE'ye
- 02SABRE'den PSS'e: bir mimari neden 60 yıl yaşadı
- 031978: kâr garantisi kalkınca gelir yönetimi doğdu
- Gelir yönetimi
- 04Yield Management: erken dönem stratejik analiz ve iş mantığı
- 05Yield Management: rekabet stratejileri ve PEOPLExpress analizi
- 06Gelir yönetimi ve stratejik operasyonlar: PEOPLExpress ve American Airlines analizi
- 07PEOPLExpress ve havacılık sektörü: sadakat programları ve dağıtım sistemleri stratejik analizi
- Dağıtım
- 08Havacılık rezervasyon ve küresel dağıtım sistemleri (GDS) analizi: stratejik gelişim ve iş mantığı
- 09Havacılık endüstri standartları ve yönetişim: stratejik analiz belgesi
- 10GDS ve havacılık dağıtım ekosistemi: stratejik analiz ve iş mantığı rehberi
- 11Havacılık rezervasyon sistemleri ve dijital dağıtım kanalları stratejik analizi
- Perakendecilik
- 12Seyahat değer zinciri ve dağıtım kanalları analizi: stratejik brifing notu
- 13Seyahat dağıtım ekosistemi ve yeni dağıtım yeteneği (NDC) analizi
- 14NDC@Scale: havacılık dağıtım kanallarında dönüşüm ve iş mantığı analizi
- Operasyon
- 15Havayolu pazarlama planlama süreci ve iş mantığı analizi
- 16Havacılık planlaması ve gelir yönetimi: stratejik analiz
- 17Havacılıkta gelir yönetimi ve rekabet stratejileri: Sun Tzu prensipleriyle iş mantığı analizi
- Ücret ve fiyatlama
- 18Havayolu fiyatlandırma ve verim yönetimi stratejileri: analitik bir bakış
- 19Havacılık fiyatlandırma ürünleri ve iş mantığı analizi
- 20Havacılık ücret ürünlerinin sınıflandırılması: stratejik analiz ve iş mantığı
- 21Havacılık dağıtım kanalları ve ücret kuralları: stratejik analiz belgesi
- 22Havacılık ücret kuralları ve yolculuk tipleri stratejik analizi
- 23Havacılık güzergah fiyatlandırması ve iş mantığı analizi
- 24Ücret yapılandırması, segmentasyon ve sadakat programları analizi
- 25Havacılıkta özel ücretler ve fiyat esnekliği
- 26Havacılıkta ücret yönetimi ve planlama stratejileri
- 27Reaktif fiyatlandırma süreci ve stratejik karar mekanizmaları
- 28Proaktif fiyatlandırma ve ücret rasyonalizasyonu: stratejik iş mantığı analizi
- 29Havacılıkta gelir paylaşımı: çok taraflı ve ikili prorate anlaşmaları (MPA ve SPA)
- 30Havayolu ek hizmetleri (ancillaries) ve iş mantığı analizi
- 31Havacılık gelir yönetimi ve ücret yapıları analizi
- Talep tahmini
- 32Havacılıkta spill (taşan talep) modeli ve iş mantığı analizi
- 33Beklenen kapasite aşımı (expected spill) ve Boeing modeli analizi
- 34Havacılık talep tahmini ve spill (taşan talep) modelleri analizi
- 35Gelir yönetiminde beklenen kayıp (spill) ve talep analizi
- 36Havacılık spill modelleri için girdi parametrelerinin kalibrasyonu
- 37Havacılıkta kapasite yönetimi ve spill (taşan talep) analizi
- 38Nominal doluluk oranı ve talep kaybı (spill) analizi
- 39Yüksek varyanslı talep ve iki aşamalı Cox dağılımı
- 40İki aşamalı Cox dağılımıyla spill ölçümü
- 41Havacılık endüstrisi ve gelir yönetimi analizi
- 42Havacılık gelir yönetimi alternatifleri ve iş mantığı analizi
- 43Gelir artışı ve tahmin doğruluğu: iki boyutlu zamanda talep tahmini
- 44Rezervasyon profilleri ve talep tahmini
- 45Rezervasyon profillerinin kümelenmesi ve iptal oranı analizi
- 46Gelir yönetiminde talep profilleri ve veri arındırma
- 47Gelir yönetiminde talep tahmini ve kısıtlanmamış talep analizi
- 48Havacılık talebi tahminleme ve zaman serisi analizi
- 49Gelir yönetiminde tahminleme modelleri ve iş mantığı analizi
- 50Havacılık gelir yönetimi: rezervasyon tahminleme ve talep analizi
- 51O&D talep tahmini: birinci ve ikinci nesil yaklaşımlar
- 52Rekabetçi havayolu alışveriş verileri analizi
- 53Havacılıkta veri odaklı iş mantığı ve karar destek sistemleri
- 54Havacılık gelir yönetimi ve tüketici tercih modellemesi
- 55İtinerer tercih modelleri ve talep analizi
- 56O&D tahminleme ve must-forecast listesi
- Envanter ve erişilebilirlik
- 57Havacılık ve hizmet sektöründe overbooking stratejileri ve operasyonel analiz
- 58Biniş oranı tahmini ve overbooking stratejileri
- 59Havacılıkta overbooking (fazla rezervasyon) ve show-up modelleme stratejileri
- 60Havacılıkta overbooking stratejileri ve gelir yönetimi
- 61İndirim tahsis kontrolleri, Littlewood kuralı ve Gamma talep modeli
- 62Gamma dağılımı ve indirim tahsisi: koruma seviyeleri ve gelir oranları
- 63İndirim tahsisi ve rezervasyon optimizasyonu: EMSR ve entegre overbooking
- 64Rezervasyon envanter kontrolü ve gelir yönetimi
- 65Karma ve hibrit envanter kontrol sistemleri
- 66Havacılık gelir yönetimi: envanter kontrolü ve iş mantığı analizi
- 67Paylaşımlı kabin envanteri ve funnel uçuşlar
- 68Havacılık gelir yönetimi performans ölçümü
- 69Gelir fırsat modeli (ROM) ve havayolu gelir yönetimi performansının ölçümü
- 70Gelir yönetiminde kritik durum belirleme ve O&D stratejileri
- 71Havayolu envanter kontrol stratejileri ve ağ etkileri
- 72Havacılık gelir yönetimi: virtual nesting (sanal yuvalama) analizi
- 73Sanal gruplama ve çift indeksleme: havacılık envanterinde koltuğun kime açılacağı
- 74Dinamik sanal gruplama (dynamic virtual nesting) ve gelir yönetimi analizi
- 75Havacılık gelir yönetimi ve O&D optimizasyonu: sanal yuvalama ve CER
- 76Sürekli yuvalama (continuous nesting) ve teklif fiyatı kontrol sistemleri analizi
- 77Havacılık gelir yönetimi: şebeke optimizasyon modelleri
- 78Gelir yönetiminde ağ optimizasyonu ve bacak ayrıştırma
- 79Havacılık gelir yönetimi ve ağ optimizasyonu stratejileri
- 80O&D gelir yönetimi ve koltuk kullanılabilirliği hesaplama
- 81Yolcu değerlemesinde ücret kalifikasyon kuralları
- 82Havacılık gelir yönetimi ve envanter kontrol sistemleri: post-process nesting analizi
- Teklif ve teşhir
- 83Markalı ücret aileleri ve bağlantı mimarisi
- 84Havacılık envanter yönetimi ve GDS entegrasyon sistemleri
- 85Havacılık envanter kontrolü ve O&D yönetimi
- 86Havacılık rezervasyon ve envanter yönetimi: stratejik iş mantığı analizi
Spill bölümleri talebin kapasiteye çarptığı anı modelliyordu: uçak dolunca kaç yolcunun dışarıda kaldığını. Bu bölüm bir adım geri çekilip o talebin zaman içinde nasıl geldiğine bakıyor. Kaynak metin tanımı tek cümleyle koyuyor: bir uçuşun kalkıştan önceki rezervasyon hızı bir rezervasyon profilinde yakalanır ve bu profiller talep tahmininin önemli bir bileşenidir. Rezervasyon profili, sistemin kaydettiği satışların eğrisi değil, satışa açık olduğu anlarda gördüğü talebin eğrisidir. Aradaki fark küçük görünüyor ama tahmin motorunun doğru ya da sistematik olarak eksik çalışması tam bu farka bağlı.

Profil, geleceğin zamanlamasını geçmişten okuyor
Rezervasyon profili, bir uçuşun kalkışından önceki zaman diliminde rezervasyonların hızını ve dağılımını haritalandırıyor. Yatay eksende kalkışa kalan gün, dikey eksende birikmiş rezervasyon var. Geçmiş uçuşların eğrileri, gelecekteki bir uçuşun talebinin ne zaman geleceğini öngörmek için kullanılıyor. Yani profil yalnızca “kaç yolcu” sorusuna değil, “ne zaman” sorusuna da cevap veriyor; envanter kontrolünün asıl ihtiyacı da bu ikincisi.

Slaytın alt bandı profilin operasyondaki yerini gösteriyor. Analistler profilleri günlük izliyor; gelecekteki bir uçuşun rezervasyonları tarihsel profilden belirgin biçimde hızlı ya da yavaş gidiyorsa sistem, rezervasyon sınıfı tahsisini ayarlamak için uyarı üretiyor. Yazılım tarafında bunun karşılığı bir sapma alarmı: bugünkü noktayı aynı okuma günündeki tarihsel banda karşı test eden bir kural. O kuralın anlamlı olması için de iki uçuşun aynı eksende karşılaştırılabilmesi gerekiyor.
Havayolu zamanı takvimle değil, kalkışa kalan günle sayıyor
Rezervasyon hızı “okuma günleri” (reading days, RD) ya da “veri toplama noktaları” (data collection points, DCP) denen, kalkış tarihine kadar uzanan belirli anlarda takip ediliyor. Kaynak metin profili, kalkış tarihine kadar olan farklı zaman noktalarındaki rezervasyon hızını gösteren şey olarak tanımlıyor. Sistem her okuma gününde rezervasyon durumunun anlık görüntüsünü alıyor ve bunu tarihsel veriyle karşılaştırarak talep eğrisini kuruyor.

Bu endeksin mühendislik anlamı şu: ilkbaharda kalkan bir uçuşla sonbaharda kalkan bir uçuş takvimde hiçbir noktada çakışmıyor, ama ikisinin de bir “kalkışa 30 gün” anı var. Profil bu anları hizalıyor. Slayttaki not, eski PSS’lerin bu anlık görüntüleri kesin DCP’lerde gün sonu toplu işleriyle topladığını, modern sürekli RM sistemlerinin bunu gerçek zamanlı yapmaya çalıştığını ama RD endekslemesinin farklı kalkış tarihlerini karşılaştırmanın standart çerçevesi olarak kaldığını söylüyor. Yani veri akışı olay tabanlı olsa bile, tahmin katmanının beklediği şekil hâlâ “uçuş, sınıf, okuma günü” anahtarlı bir tablo. Akışı ne kadar sık tutarsanız tutun, sonunda bu ızgaraya indirgemek zorundasınız.
Tam ücretli ve indirimli sınıflar birbirinin ayna görüntüsü
Profilin tek bir eğri olmamasının sebebi yolcunun tek tip olmaması. İş kuralı, tam ücretli (unrestricted) sınıfların kalkışa çok yakın zirve yapacağını, indirimli sınıfların ise erken satın alma kısıtları yüzünden kalkıştan çok önce rezervasyon alacağını öngörüyor.
Esnek, kısıtsız tam ücretli bilet alan yolcu biletlemeyi genellikle uçuşa çok kısa süre kala yapıyor; talep kalkışa yakın zirve yapıyor. Havayolunun kârlılığı büyük ölçüde bu geç gelen, yüksek ödeyen yolcuya dayanıyor ve envanter bu yüzden erken alıcılardan korunuyor.

İndirimli sınıf tam tersini yapıyor. Derin indirimli, katı kurallı tatil ve eğlence biletleri kalkıştan çok önce satılıyor, kalkışa yakın dönemde ise hiç aktivite görmüyor. Kaynak metin bunun sebebini açıkça söylüyor: bu ücret sınıfı kalkışa yakın dönemde hiçbir rezervasyon aktivitesi görmez, çünkü erken satın alma kuralları kalkışa yakın rezervasyonları yasaklar.

Düz çizgi iki farklı şey söyleyebilir
Erken satın alma kısıtı, belirli bir tarihten sonra o sınıfta rezervasyon yapılmasını teknik olarak engelliyor. Profilde bu, o noktadan sonra yatay bir seyir olarak görünüyor. Brifingin buradaki iş kuralı net: tahmin algoritması bu durulmayı talep azlığı olarak değil, sistemsel bir kısıt olarak okumalı. Slayttaki örnekte ATPCO ücret kuralı kalkıştan 14 gün önce satın almayı şart koşuyorsa, RM sistemi T-14’ten sonra o sınıf için talep öngörmemesi gerektiğini biliyor.
Yazılım tarafında bunun karşılığı, ücret kuralının tahmin katmanına veri olarak girmesi. Eğer tahmin motoru yalnızca rezervasyon sayılarını görüp ücret kuralını görmüyorsa, T-14 sonrasındaki sıfırları “bu sınıfa son iki haftada talep gelmiyor” diye öğreniyor. Bu tesadüfen doğru bir sonuç, ama yanlış bir sebepten. Kural değiştiğinde, diyelim ki AP süresi kısaldığında, model eski sıfırları taşımaya devam ediyor. Aynı ilişki fiyatlandırma tarafına da uzanıyor: brifing, kısıtlı ücretlerin rezervasyon eğrisinin promosyonların ne zaman bitmesi gerektiğini belirleyen erken satın alma kurallarıyla doğrudan uyumlu olması gerektiğini söylüyor.

İki eğrinin yan yana konması envanter kontrolünün mantığını açıklıyor. Ucuz talep önce geliyor, pahalı talep sonra. Her koltuğu ilk gelene satarsanız pahalı yolcu geldiğinde yer kalmıyor; koltuğu gereğinden fazla korursanız uçak boş kalkıyor. Kapaktaki spoilage ve spill ikilemi bu iki eğrinin çakışmasından doğuyor. Slayttaki not bunu iç içe envanterin varoluş sebebi olarak koyuyor: RM motoru bu eğrileri karşılaştırarak bir koltuk için kabul edilebilir minimum geliri, teklif fiyatını hesaplıyor. Profil yanlışsa, o eşik de yanlış.
Tahmin bir boru hattı, profil onun ortasında duruyor
Rezervasyon profili tek başına bir çıktı değil; talep tahmininin ardışık adımlarından biri. Sunum bu akışı dokuz adımlı bir döngü olarak çiziyor: tarihsel veri toplama, aykırı değer tespiti, veri temizleme, tarafsız profil çıkarma, talep bütünleme (untruncation), tahmin modelleri, parametre tahmini, talep tahmini üretimi ve doğruluk ölçümü. Son adım sürekli geri bildirimle ilk adıma dönüyor.

Slayttaki notun verdiği örnek akılda kalıcı: tek bir futbol takımının grup rezervasyonu, normal yolcular için temel talep tahminini zehirleyebilir. Aykırı değer tespiti bu yüzden profilden önce geliyor. Yazılım tarafında her adım ayrı bir sorumluluk; sunum bunu bir RM tahmin motorunun mikro hizmet mimarisi olarak adlandırıyor. Hizmetlere bölmeseniz bile, adımların arasındaki veri sözleşmesini ayrı tutmak işe yarıyor: temizlenmiş veriyle ham veriyi aynı tabloda tutan bir sistemde, doğruluk ölçümü hangi versiyonun ölçüldüğünü bilemiyor.
Profil segment sınıfında kuruluyor, çünkü açık/kapalı bilgisi orada
Profilin hangi ayrıntı düzeyinde kurulacağı ikinci tasarım kararı. Tahmin ve envanter kontrolü için profiller genellikle segment rezervasyon sınıfı (segment booking class) düzeyinde oluşturuluyor. Alternatifi bacak sınıfı (leg class). Brifingin gerekçesi pratik: çoğu rezervasyon sistemi açık ve kapalı bilgisini segment düzeyinde sunuyor, dolayısıyla bu seviye daha ayrıntılı analiz imkânı veriyor.

Brifingin stratejik çıkarımı da aynı yönde: segment bazlı kontrol, bacak bazlı kontrole göre daha hassas veri sunduğu için gelir yönetimi sistemlerinde öncelikli olmalı. Buradaki mühendislik dersi, profil düzeyinin bir modelleme tercihi olmaktan önce bir veri mevcudiyeti sorusu olması. Aşağıda görüleceği gibi, tarafsız profil her okuma günü için “bu sınıf açık mıydı” sorusunun cevabına ihtiyaç duyuyor. O cevabı hangi düzeyde saklıyorsanız, profili de o düzeyde kurabiliyorsunuz.
Kapalı dönemdeki sıfır, talebin sıfır olduğu anlamına gelmiyor
Profilin tarafsız olması için yalnızca satışa açık dönemlerin verisi baz alınmalı. İki okuma günü arasında sınıf kapalıysa, o aralıktaki veri kısıtlanmış (truncated) sayılıyor. Kaynak metin bunun için açık bir gereklilik koyuyor: tarafsız segment sınıfı ya da bacak sınıfı rezervasyon profillerinin oluşturulması, okuma günü bazında açık ve kapalı göstergelerini gerektiriyor; 0 açık, 1 kapalı demek. Sistem bu göstergeyle yalnızca açık dönemlerdeki akışı kısıtlanmamış talep olarak tanımlıyor.

Bu slaytta küçük ama pahalı bir tuzak var. Göstergede 0 açık demek; ama notun anlattığı GDS uygunluk yanıtında sınıf kapalıyken dönen değerlerden biri de 0. İlki bir durum bayrağı, ikincisi kapalı sınıfın yanıtı. İki sistem arasında veri taşıyan bir entegrasyonda bu iki sıfırın aynı sütuna düşmesi, açık ile kapalıyı ters çevirmenin en kısa yolu. Göstergeyi bir tamsayı olarak değil, adı konmuş bir durum olarak saklamak bu riski ortadan kaldırıyor.
Eğer veri günlük anlık görüntüler olarak toplanıyorsa, iki okuma günü arasındaki kapanma oranları da hesaplanabiliyor. Brifing buna parçalı kapanma (fractional closure) diyor ve hesabın envanter detay kayıtlarındaki tarihsel koltuk uygunluğunu gözlemleyerek yapılması gerektiğini söylüyor. Okuma günleri seyrekleştikçe, örneğin -90 ile -60 arasında, bir sınıfın o aralığın bir kısmında açık bir kısmında kapalı olması olasılığı artıyor. Aralığı tek bir 0 ya da 1 ile etiketlemek o durumda bilgi kaybı. Brifingin veri yönetimi çıkarımı bu yüzden günlük snapshot’ı kritik sayıyor: okuma günleri arasındaki boşluklarda olan doluluk değişimlerini görmenin ve parçalı kapanma analizi yapmanın yolu o.
Bütünleme, kapalı musluğun arkasındaki talebi geri koyuyor
Kapalı dönemleri ayıklamak işin yarısı. Diğer yarısı, o dönemde kaybedilen potansiyel talebi matematiksel olarak geri koymak: bütünleme (untruncation, unconstraining). Sunumdaki not bunu gelir yönetimindeki muhtemelen en zor matematiksel problem olarak niteliyor ve bir örnek veriyor: uçak kalkıştan 30 gün önce dolarsa, son 30 günde tam olarak sıfır tarihsel rezervasyon olur. Bütünleme algoritmaları, EM gibi yöntemler, kaç kişinin rezervasyon yapmaya çalıştığını tahmin ediyor ve havayolunun gelecek yıl için eksik tahmin yapmasını önlüyor.

Yanılgının döngüsel olduğunu görmek önemli. Bu yıl erken kapanan bir sınıfın son haftalarındaki sıfırlar bütünlenmeden tahmine girerse, model gelecek yıl o haftalara daha az talep bekliyor. Daha az talep bekleyen sistem koltuğu daha erken ucuz sınıflara açıyor, sınıf yine erken doluyor, yine sıfır kaydediliyor. Her tur bir öncekinin hatasını pekiştiriyor. Brifingin tahmin modeli çıkarımı bu döngüyü kıracak kuralı koyuyor: talep tahmin modelleri yalnızca tarihsel rezervasyonları değil, bu rezervasyonların yapıldığı dönemdeki satışa açıklık durumunu da işlemek zorunda.
Slaytın ortasındaki formül profilin standart hale getirilmesini anlatıyor. Belirli bir aralıktaki ortalama rezervasyon, o sınıfta (segment ya da bacak düzeyinde) gerçekleşen toplam rezervasyona bölünüyor ve her okuma günü aralığı için ortalama bir yüzde çıkıyor. Bu yüzde, gelecekteki uçuşların doluluk hızını kıyaslamak için bir kıyas noktası oluyor. Mutlak sayı yerine yüzde kullanmak, farklı büyüklükteki uçuşların profillerini karşılaştırılabilir kılıyor. Bu yüzdenin anlamlı olması için payın da paydanın da bütünlenmiş veriden gelmesi gerekiyor; aksi halde kapalı dönemin sıfırları oranın içine sızıyor.
Tek bir rezervasyonun yolculuğu
Sunumun sentez slaytı bütün bu parçaları tek bir veri noktasının hikâyesine bağlıyor. Bir yolcu kalkışa 45 gün kala bilet alıyor. Sistem o anda ilgili segment sınıfının açık olup olmadığına bakıyor. Kapalı günlere ait veriler algoritmalarla bütünleniyor. Veri, ilgili bilet türünün tarihsel profiline ekleniyor. Sonunda gelecek uçuşlar için talep tahmini güncelleniyor ve yeni fiyatlamalar optimize ediliyor.

Alt banttaki uçtan uca akış, bu bölümü dağıtım bölümlerine bağlıyor: alışveriş, sipariş yönetimi, envanter kaydı, RM bütünlemesi, tahmin, gelecek optimizasyonu. Satış tarafında yazılan her sistem, envanter kaydına düşen olayın içeriğini belirliyor. O olay “bir rezervasyon oldu” bilgisinin yanında “o anda bu sınıf açıktı” bilgisini de taşımıyorsa, bütünleme adımı elindeki en önemli girdiyi başka bir yerden, genellikle daha kaba bir snapshot’tan yeniden kurmak zorunda kalıyor.
Yarın işe yarayacak dört çıkarım
- Rezervasyonla birlikte satışa açıklık durumunu da sakla. Talep tahmin modeli yalnızca tarihsel rezervasyon sayılarını değil, her okuma günü için sınıfın açık mı kapalı mı olduğunu da işlemeli. Açık/kapalı göstergesi olmayan bir geçmiş, tarafsız profil üretemez; kapalı dönemin sıfırları talep yokluğu olarak öğrenilir ve bir sonraki yılın tahminini aşağı çeker.
- Günlük snapshot al. Okuma günleri seyrek olsa bile envanter durumunu günlük topla. İki okuma günü arasındaki parçalı kapanmaları ancak böyle hesaplayabilirsin; aralığı tek bir 0 ya da 1 ile etiketlemek, aralığın içinde açılıp kapanan sınıfların bilgisini siler.
- Profili segment sınıfı düzeyinde kur. Segment bazlı veri, bacak bazlı veriye göre daha hassas ve rezervasyon sistemleri açık/kapalı bilgisini çoğunlukla bu düzeyde sunuyor. Gelir yönetimi sisteminde önceliği segment bazlı kontrole ver.
- Erken satın alma kuralını tahmine ve promosyona aynı kaynaktan besle. Kısıtlı ücretin AP kuralı, tahmin motoruna “bu tarihten sonra talep bekleme” bilgisini, fiyatlandırmaya da “promosyon burada biter” bilgisini veriyor. İkisi ayrı yerlerden okunursa kural değiştiğinde biri eski eğriyle çalışmaya devam eder.
Bu bölümde ne yok: bütünleme algoritmalarının kendisi ve kapasiteye çarpan talebin nasıl modellendiği (spill bölümleri, özellikle “Beklenen kapasite aşımı (expected spill) ve Boeing modeli analizi”), iptallerin profile etkisi ve tahmin modellerinin nasıl seçildiği. Bu bölüm yalnızca tahmin motoruna giren eğrinin nasıl kurulduğunu ve o eğrinin hangi veri olmadan yanlış kurulacağını anlatmak için var.