HavacılıkBölüm 8 / 86
Havacılık rezervasyon ve küresel dağıtım sistemleri (GDS) analizi: stratejik gelişim ve iş mantığı
Havayolunun kendi rezervasyon sistemi acente ekranına dönüşünce haksız avantaj üretti; 1984'te devlet dört kuralla müdahale etti ve veri bir ürün oldu. Bu bölüm, MAARS Plus'ın neden battığını, acente kanalının parasının nasıl döndüğünü, MIDT ve BIDT'nin ne işe yaradığını ve dört sistemin nasıl üç deve dönüştüğünü anlatıyor.
Havacılık · İçindekiler
- Kökler
- 01Posta sözleşmesinden SABRE'ye
- 02SABRE'den PSS'e: bir mimari neden 60 yıl yaşadı
- 031978: kâr garantisi kalkınca gelir yönetimi doğdu
- Gelir yönetimi
- 04Yield Management: erken dönem stratejik analiz ve iş mantığı
- 05Yield Management: rekabet stratejileri ve PEOPLExpress analizi
- 06Gelir yönetimi ve stratejik operasyonlar: PEOPLExpress ve American Airlines analizi
- 07PEOPLExpress ve havacılık sektörü: sadakat programları ve dağıtım sistemleri stratejik analizi
- Dağıtım
- 08Havacılık rezervasyon ve küresel dağıtım sistemleri (GDS) analizi: stratejik gelişim ve iş mantığı
- 09Havacılık endüstri standartları ve yönetişim: stratejik analiz belgesi
- 10GDS ve havacılık dağıtım ekosistemi: stratejik analiz ve iş mantığı rehberi
- 11Havacılık rezervasyon sistemleri ve dijital dağıtım kanalları stratejik analizi
- Perakendecilik
- 12Seyahat değer zinciri ve dağıtım kanalları analizi: stratejik brifing notu
- 13Seyahat dağıtım ekosistemi ve yeni dağıtım yeteneği (NDC) analizi
- 14NDC@Scale: havacılık dağıtım kanallarında dönüşüm ve iş mantığı analizi
- Operasyon
- 15Havayolu pazarlama planlama süreci ve iş mantığı analizi
- 16Havacılık planlaması ve gelir yönetimi: stratejik analiz
- 17Havacılıkta gelir yönetimi ve rekabet stratejileri: Sun Tzu prensipleriyle iş mantığı analizi
- Ücret ve fiyatlama
- 18Havayolu fiyatlandırma ve verim yönetimi stratejileri: analitik bir bakış
- 19Havacılık fiyatlandırma ürünleri ve iş mantığı analizi
- 20Havacılık ücret ürünlerinin sınıflandırılması: stratejik analiz ve iş mantığı
- 21Havacılık dağıtım kanalları ve ücret kuralları: stratejik analiz belgesi
- 22Havacılık ücret kuralları ve yolculuk tipleri stratejik analizi
- 23Havacılık güzergah fiyatlandırması ve iş mantığı analizi
- 24Ücret yapılandırması, segmentasyon ve sadakat programları analizi
- 25Havacılıkta özel ücretler ve fiyat esnekliği
- 26Havacılıkta ücret yönetimi ve planlama stratejileri
- 27Reaktif fiyatlandırma süreci ve stratejik karar mekanizmaları
- 28Proaktif fiyatlandırma ve ücret rasyonalizasyonu: stratejik iş mantığı analizi
- 29Havacılıkta gelir paylaşımı: çok taraflı ve ikili prorate anlaşmaları (MPA ve SPA)
- 30Havayolu ek hizmetleri (ancillaries) ve iş mantığı analizi
- 31Havacılık gelir yönetimi ve ücret yapıları analizi
- Talep tahmini
- 32Havacılıkta spill (taşan talep) modeli ve iş mantığı analizi
- 33Beklenen kapasite aşımı (expected spill) ve Boeing modeli analizi
- 34Havacılık talep tahmini ve spill (taşan talep) modelleri analizi
- 35Gelir yönetiminde beklenen kayıp (spill) ve talep analizi
- 36Havacılık spill modelleri için girdi parametrelerinin kalibrasyonu
- 37Havacılıkta kapasite yönetimi ve spill (taşan talep) analizi
- 38Nominal doluluk oranı ve talep kaybı (spill) analizi
- 39Yüksek varyanslı talep ve iki aşamalı Cox dağılımı
- 40İki aşamalı Cox dağılımıyla spill ölçümü
- 41Havacılık endüstrisi ve gelir yönetimi analizi
- 42Havacılık gelir yönetimi alternatifleri ve iş mantığı analizi
- 43Gelir artışı ve tahmin doğruluğu: iki boyutlu zamanda talep tahmini
- 44Rezervasyon profilleri ve talep tahmini
- 45Rezervasyon profillerinin kümelenmesi ve iptal oranı analizi
- 46Gelir yönetiminde talep profilleri ve veri arındırma
- 47Gelir yönetiminde talep tahmini ve kısıtlanmamış talep analizi
- 48Havacılık talebi tahminleme ve zaman serisi analizi
- 49Gelir yönetiminde tahminleme modelleri ve iş mantığı analizi
- 50Havacılık gelir yönetimi: rezervasyon tahminleme ve talep analizi
- 51O&D talep tahmini: birinci ve ikinci nesil yaklaşımlar
- 52Rekabetçi havayolu alışveriş verileri analizi
- 53Havacılıkta veri odaklı iş mantığı ve karar destek sistemleri
- 54Havacılık gelir yönetimi ve tüketici tercih modellemesi
- 55İtinerer tercih modelleri ve talep analizi
- 56O&D tahminleme ve must-forecast listesi
- Envanter ve erişilebilirlik
- 57Havacılık ve hizmet sektöründe overbooking stratejileri ve operasyonel analiz
- 58Biniş oranı tahmini ve overbooking stratejileri
- 59Havacılıkta overbooking (fazla rezervasyon) ve show-up modelleme stratejileri
- 60Havacılıkta overbooking stratejileri ve gelir yönetimi
- 61İndirim tahsis kontrolleri, Littlewood kuralı ve Gamma talep modeli
- 62Gamma dağılımı ve indirim tahsisi: koruma seviyeleri ve gelir oranları
- 63İndirim tahsisi ve rezervasyon optimizasyonu: EMSR ve entegre overbooking
- 64Rezervasyon envanter kontrolü ve gelir yönetimi
- 65Karma ve hibrit envanter kontrol sistemleri
- 66Havacılık gelir yönetimi: envanter kontrolü ve iş mantığı analizi
- 67Paylaşımlı kabin envanteri ve funnel uçuşlar
- 68Havacılık gelir yönetimi performans ölçümü
- 69Gelir fırsat modeli (ROM) ve havayolu gelir yönetimi performansının ölçümü
- 70Gelir yönetiminde kritik durum belirleme ve O&D stratejileri
- 71Havayolu envanter kontrol stratejileri ve ağ etkileri
- 72Havacılık gelir yönetimi: virtual nesting (sanal yuvalama) analizi
- 73Sanal gruplama ve çift indeksleme: havacılık envanterinde koltuğun kime açılacağı
- 74Dinamik sanal gruplama (dynamic virtual nesting) ve gelir yönetimi analizi
- 75Havacılık gelir yönetimi ve O&D optimizasyonu: sanal yuvalama ve CER
- 76Sürekli yuvalama (continuous nesting) ve teklif fiyatı kontrol sistemleri analizi
- 77Havacılık gelir yönetimi: şebeke optimizasyon modelleri
- 78Gelir yönetiminde ağ optimizasyonu ve bacak ayrıştırma
- 79Havacılık gelir yönetimi ve ağ optimizasyonu stratejileri
- 80O&D gelir yönetimi ve koltuk kullanılabilirliği hesaplama
- 81Yolcu değerlemesinde ücret kalifikasyon kuralları
- 82Havacılık gelir yönetimi ve envanter kontrol sistemleri: post-process nesting analizi
- Teklif ve teşhir
- 83Markalı ücret aileleri ve bağlantı mimarisi
- 84Havacılık envanter yönetimi ve GDS entegrasyon sistemleri
- 85Havacılık envanter kontrolü ve O&D yönetimi
- 86Havacılık rezervasyon ve envanter yönetimi: stratejik iş mantığı analizi
Önceki bölüm tarafsız sistemin beş kez ölmesiyle ve JICRS çökünce Apollo, Sabre ve PARS silolarının yükselmesiyle bitmişti. Bu bölüm o siloların sonrasını anlatıyor. Havayolunun kendi envanter sistemine acente ekranı eklemesi, sahibine haksız rekabet avantajı verdi; 1984’te Federal Düzenlemeler Kodu (CFR) buna dört kuralla son verdi ve bu kurallar yalnızca ekranı değil, veriyi ve ücretlendirmeyi de yeniden tanımladı. Sonra sektör dört sistemi üç deve indirdi ve GDS bir rezervasyon aracı olmaktan çıkıp pazar yerine dönüştü.

MAARS Plus: bağımsız olmak yetmedi
1970’lerde havayoluna özel (proprietary) rezervasyon sistemleri sahibi olan havayoluna haksız avantaj sağlıyordu. İlk tarafsız girişim 1977’de ITT’nin başlattığı MAARS Plus’tı: havayollarına da acentelere de ait olmayan bir sistem. Çözümü, katılımcı bütün havayollarının rezervasyon sistemlerine doğrudan bağlantı sunmak ve rezervasyonu havayolunun kendi sisteminde saklamaktı. İki nedenle battı. Teknik uyumsuzluk: ortak bir sistem dili yoktu, acenteler her havayolunun kendi kodlarını anlamakta zorlandı. Kusurlu gelir modeli: yatırımcılar abonelik ücretini acentelerden tahsil edemedi.

Slaytın notu iki şeyi işaretliyor. Ortak dilin yokluğu, EDIFACT ya da teletype öncesi dönemin sorunu: mesaj standardı yoktu, her havayolunun kodu ayrıydı. Ve MAARS’ın rezervasyonu kendi tarafında değil havayolunun sisteminde saklaması, bugün “dış order management” dediğimiz düzenin erken bir örneği. Yani mimari doğruydu; öldüren şey standart eksikliği ve faturayı kimin ödeyeceğinin çözülememesiydi. Birlikte çalışabilirlik sorununun cevabı ortak dil ve standart kod yapısıdır; bu olmadan acente sistemi anlayamıyor ve sistem batıyor.
Acente kanalının ekonomisi: sıfır giriş, hacim taahhüdü, %10, override
Havayolunun CRS’i acenteyi nasıl bağladı, para nasıl döndü? Dört adım. Sıfır giriş maliyeti: CRS’ler acentelere donanımı ve eğitimi ücretsiz verdi. Hacim taahhüdü: acente, yaptığı rezervasyon hacmine dayalı bir abonelik ücreti ödemeyi kabul etti. Standart komisyon: acente masrafını havayollarından aldığı yaklaşık %10 standart komisyonla dengeledi. Teşvikler (override): KPI eşikleri aşıldığında belirli havayollarını tercih etmesi için acenteye ek komisyon ödendi.

Bu model iki iş kuralı üretiyor. Gelir modeli: donanım ve eğitim bedava, karşılığında hacme dayalı abone ücreti; acente bunu %10 komisyonla dengeler. Yönlendirme: KPI eşiği aşılınca override tanımlanır ve acente belirli havayoluna teşvik edilir. Slaytın notu sonucu açık yazıyor: standart komisyon artı override, doğası gereği taraflı bir satış ortamı yarattı. Bu taraflılık yalnızca ekranda değil, acentenin cüzdanında da vardı. Takip edebilmek için arka ofis gerekti: komisyon takibi ve acente satış raporları (ASR) için American, ADS’yi satın aldı. Bugünkü BSP ve ARC operasyonlarının kökü bu arka ofis.
1984: devlet oyunu dört kuralla değiştirdi
Baskın CRS’lerin haksız avantajını engellemek için 1984’te yürürlüğe giren CFR dört kural getirdi. Ekran ayrımcılığına son: eski durumda taşıyıcı tercihli sıralama vardı, United Apollo kendi uçuşlarını daima ilk sıraya koyuyordu; yeni kuralda sonuçlar acentenin sorgu parametrelerine en uygun şekilde, tarafsız listelenmek zorunda. Evrensel kapasite: CRS içinde belirli bir havayolu için geliştirilen özellik, katılımcı tüm havayolları için erişilebilir olmalı. GDS ayrımcılığı yasağı: kendi CRS’ine sahip bir havayolu, acentelere satılan rakip CRS’lere de katılmak zorunda; boykot yasak. Adil ücretlendirme: eski durumda bazı havayolları hiç segment ücreti ödemezken diğerlerinden fahiş ücret alınıyordu; yeni kuralda CRS’in tüm katılımcılardan aldığı rezervasyon ücreti eşit ve ayrımcı olmayan olmalı.

Yazılım tarafındaki karşılığı notta: taşıyıcı tercihi doğrudan uygunluk sıralama algoritmasının bir parametresiydi ve regülasyon, önceki bölümde gördüğümüz o parametreyi yasaklayarak uçuş süresi ve zaman sapmasına dayalı tarafsız ekran algoritmalarını zorunlu kıldı. Kural 1.1 böylece şu hale geldi: sorguyu en iyi karşılayan uçuş ilk sırada, rakibinki bile olsa. Kural 1.2: bir havayolu için geliştirilen her sistem yeteneği katılımcı hepsine evrensel olarak açık.
Veri ürün oldu: MIDT pazar için, BIDT fatura için
1984 düzenlemeleri rekabeti eşitlemekle kalmadı, verinin kendisini bir ürüne dönüştürdü. MIDT (Marketing Information Data Tapes): CRS’in topladığı küresel seyahat acentesi rezervasyon verisi; belirli bir ücret karşılığında rakip CRS’lere ve havayollarına açık hale getirilmek zorunda. BIDT (Billing Information Data Tapes): havayollarına kesilen rezervasyon ücreti faturalandırma verisi; eskiden mikrofişle şeffaf olmayan biçimde sunulan bu veri elektronik ortamda zorunlu olarak sağlanmaya başlandı.

Notun “gizli bilgi” dediği kısım bugün de geçerli. MIDT gelir yönetimi ve ağ planlaması için kritik: rakiplerin acente kanalından ne sattığını gösteriyor. Önceki bölümdeki cüzdan payı körlüğünün acente kanalı için kısmi ilacı bu. BIDT mutabakat için kritik: GDS faturasını pasif, mükerrer ya da iptal edilmiş PNR segmentlerine karşı denetlemekte kullanılıyor; bu kalıplara churning deniyor. Havayolu hangi segment için ne ödediğini görebilmeli; BIDT bu görünürlüğün formatı.
Büyük konsolidasyon: dört sistemden üç deve
1980’lerin bireysel host CRS’leri 2000’lerde üç küresel sisteme indi. Amadeus (1987): Air France, Lufthansa, Iberia ve SAS ortaklığı; altyapı System One rezervasyon motoru artı Air France fiyatlandırma motoru. Worldspan (1990): PARS (TWA/Northwest) ve DATAS II (Delta) birleşmesi. Galileo (1993): United’ın Apollo sistemi tabanlı, 11 Kuzey Amerika ve Avrupa havayolunun ortaklığı. Sabre (1996): American Airlines (AMR Corp) bünyesinden kısmen ayrılarak bağımsızlaştı. Travelport (2001-2007): Galileo ve Orbitz’in alımı, ardından 2007’de Worldspan ile birleşerek tek çatı.

| Bugünkü GDS | Köken ve birleşen sistemler |
|---|---|
| Sabre | American Airlines kökenli, STARS otomasyonuyla gelişti |
| Amadeus | Air France, Lufthansa, Iberia, SAS ortaklığı; System One temeli |
| Travelport | Galileo, Apollo, Worldspan ve Orbitz’in birleşimi |
| Worldspan (eski) | PARS ve DATAS II birleşimi; sonra Travelport’a katıldı |
Notun iki teknik hatırlatması: Amadeus, yüksek hacimli gerçek zamanlı işlem için özelleşmiş bir IBM işletim sistemi olan TPF üzerinde çalışıyordu; ve host CRS’ten GDS’e kayış, havayolu envanterinin yaşadığı yer ile acentenin satış noktasının ayrılması demek. Havayolu bugün hâlâ GDS’e bağlanmak için PSS kullanıyor. “SABRE’den PSS’e” bölümündeki mimari, buradaki ayrımın havayolu tarafındaki ucu.
GDS bugün bir pazar yeri: on binlerce tedarikçi, üç aracı
GDS’ler kapalı envanter sistemlerinden evrilerek küresel alıcıları on binlerce tedarikçiye bağlayan B2B pazar yerlerine dönüştü. Tedarikçi tarafı havayolları, oteller, araç kiralama, demiryolu ve kruvaziyer. Ortada Big 3: Amadeus, Sabre, Travelport. Alıcı tarafı geleneksel seyahat acenteleri, OTA’lar, konsolidatörler ve toptancılar. Kaynak metnin tanımıyla GDS, alıcıları tedarikçilere bağlayan bir pazar yeridir.

Çoklu havayolu envanterini tek sistemde barındırmanın mantığı bu: GDS bir toplayıcı olarak konumlanır, yalnızca havayollarını değil oteli, aracı ve treni de aynı havuzda birleştirip acenteyle buluşturur. Notun uyarısı bu bölümün yazılma sebebi: Big 3 dolaylı dağıtıma hâkim ve NDC API’si yazan bir mühendis, bu üç aracının nasıl doğduğunu bilmeden NDC’nin neyi geri almaya çalıştığını anlayamaz. NDC, teklif oluşturmayı XML/JSON standartlarıyla havayoluna geri getirmeyi amaçlıyor; yani 1984’ün ve 2007’nin kurduğu düzeni tersine çevirmeyi.
Yarın işe yarayacak dört çıkarım
- Standart dil bir özellik değil, hayatta kalma şartı. MAARS Plus doğru mimariyle battı çünkü beş havayolu beş dil konuşuyordu. Yeni nesil dağıtımda standart veri formatı ve kod yapısı olmadan acente karmaşası sistemi öldürür.
- Veri erişimi iş modelinin parçası olmalı. MIDT pazar payı analizi, BIDT maliyet kontrolü için kritik. Rakibin ne sattığını ve senin ne ödediğini gösteren bantlar, 1984’ten beri ücret karşılığı erişilebilir; bunları kullanmayan havayolu kör uçuyor.
- Sabit ücret değil, hacim ve KPI bazlı teşvik. Acente kanalında rezervasyon hacmine ve eşiklere dayalı dinamik model kullanımı artırdı. Ama override’ın taraflı satış ortamı yarattığını unutmadan: teşvik parametresi, ekran parametresi kadar görünür olmalı.
- Rezervasyon sistemi arka ofisle konuşmalı. Acentenin satış raporunu (ASR) ve komisyonunu takip edebilmesi için güçlü arka ofis entegrasyonu şart. American’ın ADS’yi satın alması bir lüks değil, komisyon karmaşasının zorunlu sonucuydu.
Bu bölümde ne yok: NDC’nin 1984 düzenini nasıl tersine çevirmeye çalıştığı ve bunun neden teknik değil ticari bir kavga olduğu (“NDC: dağıtımı kim kontrol ediyor”) ve GDS’lerin hâlâ konuştuğu mesaj formatı (“Sektör hâlâ EDIFACT konuşuyor”). MAARS Plus’ın ortak dil sorunu o formatın doğum sebebi.